Monthly Archives: October 2009

Uyku Eksikliği Hiperaktivite Sebebi

Parents dergisini gezerken beni duraklatan bir yazıyla karşılaştım.

Pediatri’de yayınlanan yeni bir araştırmaya göre yeterince uyku alamayan çocuklarda (ADHD) hiperaktivite semptomları ve başka davranışsal problemler görülmüş. Bu çok anormal değil. Uykusuzluk bize neler yapıyor biliyoruz? Kalemimi nereye koymuştum? Neden bu odaya gelmiştim? 7 veya daha az saat uyuyan 8 yaş çocuklarda daha çok uyuyanlara göre daha ani hareketler ve hiperaktivite görülmüş.

National Sleep Foundation (Ulusal Uyku Birliği)’nin açıklamasına göre

1- 3 yaş arası çocuklar : Günde 12-14 saat uyku

3-4 yaş arası çocuklar : 11-13 saat gece uykusu ve bir küçük gündüz uykusu

5-12 yaş arası çocuklar: 10 -11 saat gece uykusu
uyumalıdır.
Kendi kızımın sakin, huzurlu ama hareketli bir yapısı olmasını hep düzgün uyku saatlerine bağlamışımdır. Şimdi daha rahat ediyor içim.

Hiperaktivite için şu linke bakabilirsiniz. : http://www.cdc.gov/ncbddd/adhd/facts.html

Bu link’de Parents dergisinin başka bir yazısı : Parents

Burda da güzel bir yazı var  : Yeşil Sağlık için

Tatlı Sağlıklı Oyuncaklar

Merhaba Arkadaşlar

Etsy‘de gördüğüm bu Socktopus yaratıkları çok güzeller, aynı zamanda ekoloji dostu, dayanıklı, parlak ve modern’ler
Etsy yapabildiği kadar doğal lif ve geri dönüşüm malzemelerle yapmış. Siz de elinizden geliyorsa çocuğunuza böyle oyuncaklar yapabilirsiniz.  İçinizde çok yetenekli anneler var biliyorum. Çok şirinler.

Bazı örnekler:

socktopusBu tatlı yaratık geri dönüşüm olabilen pamuk bir süveterden yapılmış. Yünlü yapısıyla özellikle iç mekanda ayakta durabiliyor. Küçük çocuklar için çok güzel bir uyku arkadaşı olabilir ve de sağlıklı.

sockBu tatlı oyuncağa ben bayıldım. Etsy pamuklu çoraptan yapmış.

sweater owlBu çeşit yaratık geri dönüşüm olabilen yünden ve angora süveterden yapılmış ve çocukların kopartamayacağı gözleri var. 100% polyester lifle dolu. Çok şirin bir oyuncak.

Daha çok örnek için Etsy‘e bakabilirsiniz.

Vücudunuzdaki Kimyasallar

“Küresel ısınmadan sonra sıradaki en büyük çevresel problem” – Vücudunuzdaki Kimyasallar
Geçen gün Newsweek’de “Chemicals Within (İçerdeki Kimyasallar” diye bir yazıyla karşılaştım.
BPA, Pthalates (Fitalat) ve PBD’ler (Alev geciktirici)le ilgili tamamen şok edici istatistikler, çalışmalar ve alıntılarla doluydu. Yazı insanların kanının ve idrarının kimyasal aramak için test edildiği bir bioizlem projesini açıklayarak başlıyordu. Ve test ettikleri herkesde, BPA, Fitalar ve PBDe’ler açısından nerede yaşıyor olsalar da farketmez (Alaska da bile),potansiyel olarak zararlı kimyasallar bulmuşlar.

İçlerinden birisi de şu yazıyı yazmış. Alıntı yapıyorum. “Bebeklerimiz kirlenmeden doğuyorlar. Bu küresel ısınmadan sonra en büyük çevresel problemimiz olacak”.

Bir başka başlık ise 1976′nın Antik Toksik Maddeler Kontrol Eylemi ki burda birçok kimyasal test edilmeden rafa kaldırılmış. Yazı da aynı zamanda Bilim adamlarının “Şu an 100 sene önce varolmayan hormon-taklit eden kimyasal birleşiklerin içinde yıkanıyoruz” dediği belirtiliyor.  Bu çok açık ve korkutucu bir imaj çiziyor, değil mi?

Chemicalbodyburden.com – İlgilenenler için çok güzel bir sayfa

“Healthy Toys” Hakkında

HealthyToys_Link Bu adamlar 1.268 oyuncağı test etmişlerve %35′inde kurşun bulmuşlar. Doğru okudunuz: %35. Marka, oyuncak çeşidi ve en iyi ve en kötü oyuncaklar olarak arama yapabileceğiniz bir veri tabanları var. Hepsi için oyuncağın resmi nasıl kimyasallar içeriyor (kurşun, civa, PVC, kadmium ve arsenik) yazıyor.
Evinizde ne var ne yok biraz zaman ayırıp bakmak için muhteşem bir kaynak.

Aynı zamanda oyuncak alırken yararlanılabilecek muthiş bir bölüm var: Çocuklara daha güvenli oyuncaklar almak için öneriler.
- Daha az alın. En kolay yöntemi daha az oyuncak satın almak.
ÖZel günleri azaltın, oyuncaklarınızı kendiniz yapın veya ahşap oyuncak tercih etmeye çalışın.
- İçeriğinde PVC veya vinil içeren (#3 plastik) oyuncaklardan almayın. Banyo oyuncakları,  bebeklerin sıkabileceği
yumuşak oyuncaklar ve bebekler gibi yumuşak oyuncaklar genelde vinilden yapılmıştır. Eğer vinil veya PVC içerip
içermediğine emin olamıyorsanız bu veritabanından bakmaya çalışın. Eğer yüksek oranda klorin (chlorine) görürseniz, muhtemelen bu ürün PVC içeriyordur. Eğer ürün veritabanımızda yoksa üreticiye sorabilir veya güvende olmak için başka bir oyuncak düşünebilirsiniz.
Vinil örtüleri olmayan Yün, pamuk ve doğal latex yatakları tercih edin.
İçinde vinil bulunmayan Yün veya taşınabilir kumaş alt değiştirme bezlerini tercih edin.
Kumaş dişlikler, boyanmamış ahşap youncaklar, kadife ve kumaş oyuncaklar gibi mümkün olduğu kadar çok içinde plastik olmayan oyuncak tercih edin.
Polikarbonat plastik (#7 plastik] den de uzak durulması gerekiyor.
ÖZellikle mıknatıslı parçalı olan küçük parçalı metal çocuk takılarından ve oyuncaklarından uzak durun.
Daha çok bilgi için takılardaki kurşunla ilgili CDC’nin (http://www.cdc.gov/) sayfasına bir göz atın.
Geri çağrılan ürün listelerini kontrol edebilirsiniz, ve bir oyuncak geri çağrılmışsa
üretici firmaya geri gönderebilirsiniz.

Harekete Geçin!
Sadece bu şekilde satın alarak problemden kurtulamayız. Hükümetin ve endüstrinin oyuncaklarımızı daha güvenli olmasına ihtiyacımız var!

Site çok yüklü bir trafiğe sahip o yüzden ziyaret ederken denemeye devam edin.

Healthy Toys Web Sayfası

Hiçbir şey mi değişmez?

Bugün sevgili Banu bana iki yazı gönderdi. Herkesin okuması gerek diye düşünerek sizlerle paylaşmak istedim.

1992 yılında Rio’da Birleşmiş Milletler dünya zirvesi’nde 12 yaşında Kanada’lı bir çocuk mikrofonu eline alıp bir konuşma yapıyor. O zaman bu kayıtlara “Birleşmiş Milletler’de dünyayı 6 dakikalığına susturan çocuk” diye geçiyor. Aradan geçen 17 senede neler değişiyor. Hangi ülkelerin ilk beş önceliğinde çevre ve çocuklar var..

İşte bununla ilgili bir yazı bu link‘te.
Yazı neredeyse beni ağlattı. Şimdi biz de çocuklarımız için böyle endişelenmemiz gerekiyor. Herkes birşeyler yapmak zorunda yoksa çocuklarımız cehennem gibi bir dünyada yaşamak zorunda kalıcaklar.

İkinci yazı “New York metrosunda yaklaşık 200 kişinin, işlerine geç gitme pahasına, dakikalarca büyülenerek izledikleri iki sokak çalgıcısının verdiği ilhamla doğmuştu ‘Stand By Me‘ projesi” ile ilgili.

Bu yazının linki.

Bu da Doğa İçin Çal linki.

Sevgili Banu‘ya da bu yazıları paylaştığı için teşekkür ediyorum. Başka düşünceli annelerin olması da çok sevindirici. Sizler de benime bu konularda bulduklarınızı paylaşırsanız çok sevirinim.

Küresel İklim Hareketi – 350

350

İnsanlık geri dönülemez bir noktaya geldi. Toplumun ne kadarı bundan haberdar bilemiyorum. Gelecekte kehanet edilen salgın hastalıklar, iklim değişiklikleri, felaketler, susuzluk, çölleşme dönemi artık gelecekte değil. Bunları yaşayan insanlar biziz. Büyük felaketler olmadan daha çok insanın bunları farketmesini diliyorum.
İklim değişikliğinde geri dönüş için çok önemli kritik bir noktadayız.

Bilim adamları diyorki : İnsanlık için atmosferdeki CO2 oranı 350 ppm güvenli limittir. Biz şu an 387 ppmde’yiz.
Bu da dünya için geri dönülmez bir tehlike demek.  Şu an insanlık doktora gitmiş ve obez olduğunu, yüksek kolestrolü olduğunu öğrenmiş noktadadır. Bir anda ölmez ama hayat tarzını değiştirmezse kalp krizi veya diğer hastalıklar için yüksek risk içindedir.
Atmosfere çok karbon bırakıyoruz ve dünya tehlike sinyallerini gösteriyor.
Buzullar eriyor, çölleşme hızla ilerliyor.

arcticmeltİklim Değişikliğini önlemek için Uluslarası bir anlaşmaya ihtiyacımız var. Ülkeler kendi politikalarında karbon salınımlarını 350′ye çekmek için anlaşma yapmalılar.
Bu anlaşma da Aralık 2009′da Kopenhag’da gerçekleşecek. Fakat ülkemizin de katılması ve politikasını buna göre ayarlaması şart. Bunun için tüm dünyada 24 Ekim,
Küresel İklim Hareketi yapılıyor. Bu hareketle politikacılarımızın dikkatini çekmemiz gerekiyor.

350′ye inmek için ciddi bir değişim gerekiyor. Kömür yerine güneş enerjisini kullanmak, ormanları kesmek yerine kişi başı 18 ağaç dikmek, verimli kullanımı artırmak ve atıkları azaltmak demek.

bad-180-150

Belki yeterince yüksek sesli olursak politikacılar bizi dinleyebilir bu yüzden 24 Ekim’de yapılacak bazı etkinliklere katılabilirsiniz.
Ben iklim için doğa yürüyüşüne katılmayı planlıyorum.

http://iklimhareketi.blogspot.com/2009/10/iklim-hareketi-doga-yuruyusune-davet.html

Etkinlik Adı: İklim Hareketi
Yer: Eymir Gölü
Buluşma Noktası : TRT Oran – Eymir Gölü yolunun bitimin de yer alan otopark
Tarih: 24 Ekim 2009 Cumartesi
Saat: 11:00 – 12:00
Etkinlik türü: 20 dakikalık trekking

Size de yapabileceğiniz bazı aktiviteleri tanıtıp, bu konuda bilgi almanız için linkler vereceğim..

http://www.iklimicingenclik.com/ -  350 bisikletli 24 Ekim’de Gençlik Parkı’ndan TBMM’ye kadar pedal çevirecek ve etkili bir iklim politikası talep edicekler.
http://www.timeforclimatejustice.org/ – güzel bir kaynak
http://www.kureselisinmayidurdur.com -  İklim değişikliği artık geleceğin değil bugünün sorunu -
Kopenhag için harekete geçin sayfası

İklim Değişikliği ile İlgili bir film – Aptallık Çağı -

Yeşiller Partisi İklim Değişikliğini durdur – Yaşamı Sürdür diyor. – http://yesilleriklim.wordpress.com/
Küresel Eylem Grubu – Son haberleri ve eylemleri veriyor. – http://www.kureseleylem.org/

Siz de Blogunuzla Blog Action Day‘e katılabilirsiniz. -
blog_action

Bu site de çok kapsamlı bilgi veriyor. - http://www.350.org/ ve sizin çevrenizdeki 24 Ekim eylemlerini de bulabiliyorsunuz.
Bu sitede de yerel İklim Hareketlerini bulabilirsiniz. - http://iklimhareketi.blogspot.com/

Çocuklarımızın geleceği için birşeyler yapmalıyız. Bu da çok önemli bir dönüm noktası.

Domuz Gribi Aşısı (Bölüm 1)

h1n1 Domuz gribi konusu çok revaçta, aşısı da öyle. İlaç firmaları yeşil dolarları ceplerine indirecekler bundan daha güzel fırsat olur mu?

Size yaptığım araştırmalardan yazılar sunmaya çalışacağım. Öncelikle benim anlamadığım konu şu. Öldürücülük oranı normal gripten bile daha az olan
1000′de 4 lük bir oranla riskli insanlarda ölüme yolaçan çoğu insanın ayakta atlattığı yıllardır olduğumuz gribin bir çeşidi olan bu grip çeşidi için dünyayı
ayağa kaldırmayı kim düşünmüş acaba, kimler düşündüyse tebrik ediyorum onları. Çok başarılı oldular.

Adolf Hitler’in bir sözü var.. ” Bir yalanı yeterince uzun ve yeterince yüksek sesle söylersen herkes inanır.

Ve yine merak ediyorum her geçen gün yeni kanser vakaları çıkıyorken, öldürücülüğü kesinken insanlar sigara içmeye devam ediyor, GDO’lu gıdalar umrunda olmadan yemeye devam ediyor, kimyasal içeren herşeyi kullanmaya devam ediyor bunu takmıyor ama korunması da nispeten kolay olan 1000 kişiden 996’sı 7 günde sonra ayağa kalkmış bir grip virüsünden bu korku niye.
Evet elimizden geleni yapalım. Kapalı ortamlara fazla girmeyelim, artık birbirimizi öpmeyelim, elimizi sürekli yıkayalım. Hastayken kalabalığa girip başkalarını da riske atmayalım. Ama bu kadar korkmayalım.

George Bernard Shaw demişki: “Bir doktorla aşıyı tartışmak, bir kasapla vejeteryanlığı tartışmakla aynı şeydir.”

Bu konuda yazılacak çok şey olduğu için ve hepsini yazamayacağım için en azından size yararlı olabilecek linkler sunmaya çalışacağım.
En azından aşı olmadan önce bedeninize ne giriyor gerçekten yaptırmalı mısınız araştırın ve siz karar verin..

Öncelikle bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Domuz gribi de eğer şekil değiştirmezse bu şekliyle bir tıp balonudur.

Bir de şu video‘da özellikle adjuvant’ların açıklandığı kısma dikkat etmenizi öneririm.
ondan sonra bir de gelip bu linki okuyun.
Türkiye’ye gelen domuz gribi aşılarında adjuvan maddesi var.
Ayrıca http://www.domuzgribi.org/ bu linki takip etmenizi öneririm.

Adjuvanların dışında bir de cıva varki.  Sabah bakanlıktan birisi çıkmış cevap veriyor.
Cevabı söylüyorum her zamanki aşıdan daha farklı değil. Yani sizi zehirlemiyoruz demiyor, sizi her zamanki kadar zehirliyoruz diyor.
Domuz gribindeki cıva oranı da %25 olan güvenli sınırından daha az değil.

Burdaki linke bakarsanız, ALMAN askerler bu zararlı maddeler olmayan aşılardan vuruluyormuş. Aşılardaki cıva çocuklarda otizm’e neden oluyor bunu biliyoruz artık ve gelişmiş ülkeler kendi insanları için cıvasız aşı bile tedarik edebiliyorlarken Türkiye ve Çin çocuklarında etken maddeli aşıların ne gibi yan etkileri olacağının izleneceği konuşuluyor. Her zamanki ülke insanımız kobay olarak kullanılacak.

25 yaşındaki bu kadın aşılandıktan 2 ay sonra aşının kendisinde bir nörolojik hastalık ortaya çıkarttığını belirtiyor. Aşılandıktan 10 gün sonra grip benzeri semptomlar ve göz kararmaları görmeye başlamış. 60 doktor gördükten sonra felç edici bir nörolojik hastalık olan dystonia’ya yakalandığı ortaya çıkmış.
Aşıdaki cıvanın bir eseri olabileceği öne sürülen bu hastalığın bir tedavisi yok ve sürekli daha da kötüye gidiyormuş.

Bu linkde görüldüğü üzere deniyorki grip aşısı tarihin en büyük dolandırıcılığıdır. Burda bir madde varki bu konuda birşey eklemek istiyorum. Mevsimsel gribin her sene 36.000 kişinin ölümüne yol açtığı söyleniyor. Ve bunların çoğunun zaten bir hastalıkla mücadele ettiğini belirtiyor. Mesela astım gibi. İşte burda hamile ve emziren annelere söylüyorum eğer sigara içiyorsanız çocuğunuzun katili siz olabilirsiniz.  Sigara içmenin fetuslarda ve bebeklerde astıma yol açtığı aşikardır. Bu yüzden çocuğunuzu tekrar aşı ile zehirletmemek için lütfen bari bu dönemlerde sigara içmeyin.

Yazı çok uzun olmasın diye burada keserek size 2. bölümüne kadar inceleme fırsatı tanımak istiyorum.
Bu arada kendi üstünüze düşeni yapıp kendinizi ve çocuğunuzu gripten korumaya çalışın lütfen.

Aşı için kendi payınıza düşeni ödeme :10$
Aşı sonrası yan etkiler için hastane masrafları : 300.000$
Aşıdan uzak durma ve çocuğunuzda yan etki olmadığını bilmek  : Paha biçilmez

Tupperware Ürünleri (BPA’lı mı?)

Tupperware Tupperware BPA içeren bazı ürünler içeriyormuş ama çocuklar için beslenme  ürünleri BPA’lı değilmiş.
Şirketin müşteri ilişkilerinden ne yazıkki bilgi alamadım ben, sorularıma cevap vermediler ben de araştırmalarımın sonuçlarını yayınlamaya karar verdim. Tupperware yetkilileri bu konuda yanlış birşey yayınlarsam beni, bana ulaşarak ve kanıtlarını sunarak ve bana daha önce neden cevap vermediklerini belirterek
düzeltebilirler. Müsbet doğruyu ben bilmiyorum ama kendileri de bu konuda bir açıklama yapmıyorlar.

Ünlü araştırmacı web sitesi Zrecs’e göre aşağıda yazdığım bilgi doğrudan şirketin Kalite Yönetimi ve Ar-Ge Uluslarasası Başkanı Jan Stevens. Şirket; Şubat 2008′de BPA’ya karşı agresif bir tutum sergileyen “Çocuk Ürünleri Üreticiler Birliği” üyesi.

BPA İçermeyen Ürünler (Orjinal isimleri ile belki Türkçe’ye çok farklı çevrilmiştir. Katalogdan ürünlerinizin orjinal isimlerine bakabilirsiniz)
Bardaklar:  Sipper Seal Domed Set, Bell Tumbler, ThirstBreak Tumbler, licensed-character On-The-Go Tumblers
Aletler:  Baby Feeding Spoon and Travel Case
Sofra Takımı:  Beverage and Snack Set, Mini “Serve-It” Line, Ideal Lit’l Bowl Set, licensed-character Meal Sets, Big Wonders Bowl, Backyardigans Lunch Set, Kids Divided Dish Set, Disney/Pixar Cars Canister, Kung Fu Panda Lunch Set, Microwave Cereal Bowls, Snack Cup Set, ThatsA Bowl, Wonderlier Bowl Set
Diğer:  Sandwich Keeper, Canister Set, Mini Baking Set, Access Mates, Cake Takers, Chef Series Cookware,
Chip ‘N Dip, Crystalwave, Flat Out, Forget Me Not, Fresh N Cool Set, Fridge Smart, Fridge Stackables, Impressions,
Ice Tups, Shape O Toy, Tote-em Pails Toy, Kitchen Duos, Lunch ‘n Things Container, Measuring Spoons, Modular Mates,
One Touch Canisters, Prep Essentials, Salt & Pepper Shakers, Sandwich Keeper Set, Season-Serve Container, Spice Set, Spin ‘N Save Salad Spinner,

BPA İçeren Ürünler
Bardaklar: Ice Prisms Tumbler.
Aletler: Hiçbiri
Sofra Takımı: Ice Prisms Bowls.
Diğeri: Heat N Serve, Rock N Serve, Ice Prisms Pitcher, Microsteamer, Microwave Cooker – Oval (Mikrodalga Pişirici- inanılmaz değilmi),
Microwave Luncheon Plate, Quick Chef Base, Sheerly Elegant Line, Tumbler Bouquet and Pitcher Set
Mikrodalgaya giren ürünleri neden BPA’lı yaptıkları konusu gercekten cok ilginc.

Bu linkden BPA’lı ürünlerin fotoğraflarına bakabilirsiniz.
http://grudgemom.wordpress.com/2009/09/04/which-tupperware-products-have-bpa-in-them/

Yine bu linkden de ayrıntılı bazı bilgileri edinebilirsiniz.
http://www.tupperware-blog.com/tupperware-overview/is-tupperware-cancer-causing-38/

Akıllı Plastik Kılavuzu (Bölüm 2)

plastic

Fetuslar ve bebekler en büyük tehlikede
Küçük çocukların gelişmemiş bağışıklık sistemleri, hızlı büyüme ve değişik yeme düzenleri toksik maddelere maruz kalınım açısından daha savunmasız kılmaktadır. Bu kimyasallara uzun süre maruz kalınması veya gelişimde kritik dönemde birkaç büyük maruz kalma çocuğun sağlığını olumsuz yönde etkiler.

6 Stiren : Polystrene Plastikten akabilir. Styrene; uzun süre maruz kalan çalışanlar arasında  beyin ve sinir sistemi için toksikdir fakat aynı zamanda hayvan araştırmalarında kırmızı kan hücrelerini, karaciğeri, böbrekleri ve mideyi etkilediği de gözlenmiştir. Yiyecek saklama kaplarının dışında çocuklar stirene sigara dumanı olan yerlerde, oto parfümlerinden ve su içerek maruz kalabilirler.

Plastik’te Gıda Kullanımının Daha Sürdürülebilir Olması İçin Öneriler
1. Mikrodalga’da Plastik Kap Kullanmaktan Kaçının.
Plastik ısıtıldığında kimyasallar açığa çıktığına göre en güvenlisi plastik içindeki yiyecek ve içecekleri mikrodalgada ısıtmayın. Bunun yerine metalik boyası olmayan cam veya seramik kullanın. Eğer plastik kullanacaksanız üstünde “mikrodalgada kullanılabilir” yazıyor olmasına dikkat edin. Ama bilin ki mikrodalgada
kullanılabilir yazması kimyasal açığa çıkmadığını gösteriyor. Yağlı gıdaları kullanmaktan kaçının çünkü yağlı gıdalarla temasda plastikden daha çok kimyasal açığa
çıkıyor.

2. Streç Film’leri sakın mikrodalgada kullanmayın.
Gıdaların üstünü kapatmak için yağlı kağıt veya kağıt havlu kullanın. Eğer plastik kullanıyorsanız, plastikin yiyeceğe değmediğinden emin olun.

3. Mümkün olan her zaman paketlemek ve saklamak için plastik yerine diğer alternatifleri kullanın.
Restoranlara kendi eve götürme kaplarınızdan götürebilirsiniz. Manav ve marketlere kendi bez torbanızı aşıyabilirsiniz.

Yiyeceğinizle birlikte 4, 5, 1 ve 2 yazanları kullanın gerisi sizin için iyi değil.

4. Seyahatte değilseniz veya çok gerekli değilse plastik şişedeki sulardan uzak durun.
Şişelenmiş su daha çok beklediği için ve musluk suyundan daha az saf olduğu ve daha pahalı olduğu için eğer şebeke suyunuza güveniyorsanız veya arıtma cihazınız varsa akan suyu tercih edin. Yeryüzü atıklarını azaltmak ve
kimyasallara maruz kalmanızı azaltmak için plastik şişe ve damacana kullanımınızı azaltın veya yok edin.  Cam mataraları tercih edebilirsiniz.

5. Eğer plastik su şişeleri kullanıyorsanız, önleminizi alın.
Eğer polikarbonat su şişeleri alıyorsanız, BPA sızmasını önlemek için, sıcak veya ılık su doldurmayın ve eski veya çizilmiş şişeleri kullanmayın. Üzerinde 1 ve 2 yazan tek kullanımlık şişeleri tercih edebilirsiniz. Her türlü plastik için,
bakterileri yoketmek için hergün yıkamanız önemlidir. Fakat, plastiğin akmasını ve kimyasalların açığa çıkmasını önlemek için güçlü deterjanlar kullanmayın.

Yeşil Kimya: Biyolojik Tabanlı Plastikler
Biyolojik tabanlı plastik endüstrisinin aciliyeti, pertol bazlı plastik üretimi, kullanımı ve atılması ile ilgili duyulan endişeleri yoketmek için büyük bir potansiyel taşıyor. Bio-Plastikler tüm ürün gruplarını karşılamasa da yiyecek ve içecek kaplarında kullanılabiliyor. Mesela; Naturworks kaplardan, şişelere ve çatal bıçak takımına kadar olan bir ürün grubunda bir mısır-tabanlı plastik olan (PLA) Poliaktik asidi kullanıyor. EarthShell; patates, mısır, pirinç ve tapioka’dan yapılan streç filmlerde, tabaklarda, kaselerde ve dışarı götürülebilecek kaplarda kullanılan bir köpük laminat üretiyor. Bu ürünler kentsel gübre çalışmalarında geri dönüşüm olarak kullanılabiliyor.

Bebek Bİberonlarının Polikarbonat bebek biberonları ve alıştırma bardakları yerine alternatiflerini kullanın.
BPA’nın bebekler üzerinde ne kadar zararlı olduğu bilinse bile birçok biberon markası Polikarbonat plastik biberon
yapmaya devam ediyor. Bu konuda daha önce yazmıştık. Alternatif (silikon, cam) biberonları tercih ediniz.

Başka ne yapabilirim?
Daha güvenli plastikler seçerek ve plastik atıklarını azaltarak, daha sağlıklı ve temiz bir çevreye yardımcı olabilir ve
çocuğunuzu gereksiz kimyasal maddelerden koruyabilirsiniz.

Sonunda Türkiye de uyanıyor.. Umarım

naylonposet Buğday dergisinin açıkladığına göre Çevre ve Orman Bak. naylon poşet           kullanımını azaltmak için bir komisyon oluşturmuş ve bu komisyon biraraya gelerek 30 Kasım’a kadar çalışmalar yapacakmış. Türkiye’de her yıl 20 – 25 ton plastik poşet kullanıldığı belirtiliyormuş..

Ayrıntılı bilgi için bu link‘e tıklayın lütfen.

NAYLON NOTLAR

Bir naylon poşet ortalama 12 dakika kullanılıyor.

Bir naylon poşetin doğada çözünebilmesi için en az 500 yıl en çok 1000 yıl geçmesi gerekiyor.

Sadece İngiltere’de yılda 200 milyon plastik poşet kullanılıyor.

Bir plastik poşet denize atıldığında deniz canlıları için büyük bir tehdit haline geliyor. Pek çok deniz canlısı poşetleri yutarak ölüyor.

SİZ DE…

Çöp poşeti satın almak yerine arta kalan plastik torbaları çöp poşeti olarak kullanın. Bir ton plastik poşet tekrar kullanıldığında 11 fıçı benzine denk enerji tasarruf edilmiş olur.

Daha az plastik torba kullanın. Haftada yalnızca 2 torba daha az kullanarak, yılda çöpe en azından 100 torba daha az atacaksınız.

İnsanlar ne verilirse onu kullanıyor. Bu konuda asıl devletin birşeyler yapması gerekiyordu.. Umarım çok geç kalmadan yaparlar..