Category Archives: Küresel Isınma

Gezegene Birşey Olmaz.

earth-planetBenim endişelendiğim insan ırkı

Eğer dünyadaki her güvenilir bilim adamının inandığı gibi küresel ısınma devam ederse, gezegendeki bir çok canlının sert bir dayak yiyeceği kesindir, ama gezegene birşey olmaz… biz gittikten çok sonra bile o burda olacaktır. İnsanlar ve hayvanlar için mutlu son olmayabilir ve ben son zamanlarda bunları baya çok düşünür oldum.

Çevresel hareketin mesajını bence değiştirmeliyiz.

Hala küresel ısınme getirebileceği onca problemi üzerimizde bir oyun sanan milyonlarca insan var.. bunu kimin yaptığına emin değilim. İnsanlar hala
A. bunun olmadığını
B. gezegenin kendini kurtaracak bir yöntem bulacağını düşünüyor.

A. için sanırım tek yapmaları gereken gerçekten olduğuna ve sadece efsanevi ve belki olabilecek birşey olmadığına dair bilimsel raporları okumalarıdır.
B için gezegenin bu problemi düzeltmek ve küresel ısınmadan kurtulmak için bir yol bulup problemden kurtulacaklarına ki o problem biziz,  %100 katılıyorum. Problem biziz. Biz yaratıyoruz bu sorunu. Karbondioksid emisyonları, arabalarımız, kömür, dünyanın madenlerini çıkarmamız, okyanuslarımızın üzerindeki kirliliğimiz, toksik tortulu suyolları ve inatçı plastikler, doğal ormanlar ve çevre üzerindeki saygısızlığımızla sayısız saldırılarla çevre üzerinde çok tehlikeli oyunlar oynuyoruz. Fakat insanlar endişeli olması gerekirken değil ve bu insanoğlunun hata yapmaz olduğuna ve bilim adamlarının yıllardır bahsettiği hasarı asla yapamayacağına inandığındandır. Yani sanırım verilen mesajı insan özeline göre değiştirmemiz gereklidir.

Çevrenin zarar gördüğünü insanlara söylemek, kimsenin fikrini değiştirmiyor gibi görünüyor. Su kaynaklarının tehlikede olduğunu söylemek kimsenin umrunda değil. Bu nedenle küresel ısınma ile bile gezegenimize birşey olmayacağını kabul etmek durumundayız, sadece biz artık buralarda olmayacağız. Belki o zaman insanlar kendi hareketlerine dikkat edip üstlerine düşen küçük görevleri yapmaya başlayacaklardır. Eğer hayvanlar, yağmur ormanları ve kutup ayıları üzerine ısrarla gitmeyi bırakır ve insanların kendi aileleri, çocukları, anne babaları ve sonraki nesilleri üzerine konsantre olmaya başlarsak, dikkatlerini çekebiliriz.

İnsanlar teknolojinin bizi kurtaracağını söylerken, petrol fiyatlarının yükselişini bir tarafa bırakabilirsiniz. Teknoloji bizi kurtarırken sel sularının Manhattan’ı işgal edeceğini bir tarafa bırakabilirsiniz. İnsanlar paralarının yetmeyeceğini söylerken, bir hibrid araç almayı da bir tarafa bırakabilirsiniz. Bunların hiçbiri inkar eden muhalifler için farketmez, çünkü bu konuda endişelenmezler.  Bizler; bunun için veya şunun için ilaca ihtiyacımız olduğunu söyleyen her kozmetik ve ilaç reklamına bakıp kanarken, sihirli bir ilacın gelip insanlığı kurtaracağını düşünüyorlar. Birisi bizi kurtaracak, o zaman neden endişelenelim?

Onlara eğer kimse bizi kurtarmazsa ne olacağını sorun. Onlara; eğer ailelerinden herhangi bir gelecek nesilin bizim bıraktığımız korkunç bir dünyada yaşamlarını önemsiyorlar mı bir sorun. Onlara neden bize verilen tek gezegeni korumamızın kötü birşey olduğunu sorun. Daha kişisel yapın. Ki daha çok katılımcı olabilsinler. Soyut bir bakış açısından, ortalama insan dünyayı kendisinden çok daha büyük ve güçlü görmektedir… öyleki bizim yardımımız olmadan kendisini kurtarabilecek bir güçte. Ve evet kurtaracaktır.. bizden kurtularak.

Öyleyse şansınız olduğu zaman, mesajı değiştirin. Bence bu küresel ısınmanın olduğuna inanmayan onca insana ulaşmanın bir yolu, çünkü kimse kendi özel hayatına bir dayatma olarak görmüyor. Bu değişmeli ve sonunda dünya sonunda bu problemi çözmeden bir an önce değişse iyi olur.

Ve eğer bu yazyı sevdiyseniz ve birilerinin daha okumaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, başkalarına da iletin. Maksat mesaj dağılsın.

İklim Değişikliğinin Etkileri Çocuklar İçin Daha Kötü

Geçen hafta, (APA) Amerikan Pediatri Akademisi; özellikle çocukların iklim değişikliklerinin etkileri nedeniyle riskde olduklarını açıklayan bir rapor yayınladı. Vücutları daha küçük ve bağışıklık sistemleri gelişme döneminde oldukları için küçük çocukların ısı, toksin v.s’ye karşı daha duyarlı olduklarını düşünürsek bu haber çok şaşırtıcı değil. Çocuklar büyüklerden daha savunmasızlar ve şimdi APA doktorlara, özellikle Amerika’da sürdürülebilir çalışmalar modellemek için önayak olmalarını rica ediyor.

APA’nın raporuna göre,

İklim değişikliğinin tahmin edilen direk sağlık sonuçları, doğal afetler ve ekstrem hava olaylarından kaynaklanan yaralanma ve ölümleri, iklim-duyarlı enfeksiyon hastalıklarında artışları, hava-kirliliği bağlantılı hastalıklarda artışları ve daha çok sıcak- bağıntılı muhtemel ölümcül hastalıkları içermektedir.

Özellikle, APA böceklerin neden olduğu sıtma, solunum yolu hastalıkları ve ısı-bağıntılı hastalıkların en genç popülasyon için ölümleri artıracağını belirtmiş. Yaşamaya elverişsiz bölgelerden olan büyük göçler de olasıdır ve bu da çocukların sağlığını etkileyecektir. Bunun dışında, raporda:

  • Hava kirliliği çocukların ciğerlerine daha çok zarar verirken, astım ve solunum rahatsızlıklarına neden olur, çünkü akciğerleri hala gelişmektedir, daha yüksek değerde nefes almakta ve daha çok dış mekanda bulunmaktadırlar.
  • İshal ve diğer mide-bağırsak problemleri gibi su ile taşınan enfeksiyonlar, özellikle çocukları ağır vurmaktadır. Bu enfeksiyonlar daha çok yağmurla artar ki bu da iklim ısınması oldukça beklemen birşeydir.
  • Böcekler daha yükseklere çıkabiliyorken, sıtma bölgeleri genişliyor. Çocuklar özellikle savunmasız; sıtma ölümlerinin %75′i, 5 yaş altı çocuklardan olmaktadır.

İklim değişimi çevresel bir konu değil, bir halk sağlığı konusudur. Pediatristler ve ebeveynlerin birbirlerini eğitme ve iklim değişikliği konusundaki etkilerini azaltma konusunda bir sorumluluğu vardır. Eğer çocuklar geleceğimizse ve iklim değişikliği oluyorsa, o zaman çocuklarımızın etkilerinden güvenli ve sağlıklı olduğuna emin olmamız gerekiyor. Çocuklarımızın geleceği bizim sorumluluğumuz.

27 Mart – Dünya Saati

earth_hour_logo_16321Dünya Saati ( Earth Hour) nedir?

Dünya Saati (Earth Hour) hareketi ilk kez Mart 2007’de WWF- Avusturalya’nın önderliğinde Sidney kentinde başladı ve 2008 yılında küresel bir kampanyaya dönüştü. 28 Mart 2009 günü; dünya çapında milyonlarca insan, küresel iklim değişikliği üzerinde basit bir hareketle fark yaratılabileceğini sembolik ve görsel bir mesajla duyurmak için bir saat boyunca ışıklarını kapadı. Toplamda 88 ülkede 4.000 şehir ışıklarını kapatarak kampanyaya destek verdi.

Kampanya kapsamında 1 saat boyunca ışıkları kapatılan ve ülkelerinin semboli olan binalar arasında Avusturalya’da Sdyney Opera binası, Çin’de Kuş Yuvası Stdayumu, Mısır’da Gize piramitleri, Fransa’da Eyfel Kulesi ve Amerika’da Empire State binasıdır.

Dünya Saati 2009′a Türkiye’den binlerce kişi ve 50 şirket destek verdi.

Dünya Saati 2010

27 Mart 2010 Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan Dünya Saati kampanyası bu sene 100′den fazla ülkede 1 milyar insana ulaşmayı hedefliyor.

Bireylerin, şirketlerin, belediyelerin, devlet kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının bir araya geleceği kampanya kapsamında bu sene Boğaziçi Köprüsünün güvenlik harici aydınlatmaları bir saatliğine kapanacak…

Siz de bireysel katılım yapacaksanız burdaki formu doldurup (http://www.wwf.org.tr/wwf_earth_hour_kisisel.php) haber verebilirsiniz..

Daha fazla bilgi için.

http://earthhourkids.org/

https://www.myearthhour.org/home

Ana sayfası : http://www.earthhour.org/Homepage.aspx

Olimpiyatlar

Eko Savaşçılar kaç taneniz bu hafta Olimpiyatları izliyor?

Ben açılıştan beri müptelasıyım.

Ve tabii ki, her akşam Tv’ye dönüp o günkü yarışmalarda neler olmuş bakıyorum.

Tv-izlemelerimde öğrendiğim birşey de 2010 Kış Olimpiyatlarının ne kadar çevreci olmaya çalıştığı. Olimpiyatlar, bir jeografik alanda birleşen çok sayıda insanla ve kısa zamanda çok kaynak tüketerek, doğal olarak israf edici bir organizasyondur fakat Vancouver planlama komitesi Kış Oyunlarının karbon ayakizini azaltmak için yollar aramış. Bu tabii farklı toplanma yerlerinde yapılan yüksek sayıda geri dönüşüm ve kompost kutularından daha ötedir.

Mesela biliyor muydunuz?, madalyalar geri dönüşüm olabilen materyaller içeriyor. Gerçekten. Her madalya küçük bir miktar tüketici elektronik atıklarından içeriyor – mesela eski Tv veya bilgisayarlardan çıkan – ki bu miktar böyle kullanılmasa çöp sahasına gidecek. Ne kadar süper değil mi?

Fakat bu Vancouver Olimpiyatlarının nasıl çevreci olduğunun sadece bir örneği. İşte başka bazıları:

  • Olimpik Köy’deki birçok bina LEED sertifikası almış, artı birçok buluşma mekanının karbon ayakizleri azaltılmış (benzer başka buluşma yerlerine kıyasla).
  • Oyunları ve o kadar çok insanı misafir etmek için altyapıyı planlarken, Vancouver Olimpiyat Komitesi atık ısıyı, yakalanan yağmur suyunu ve atık ahşapları yeniden kullanan sistemler inşaa etmiş. 
  • Oyunlar arasında seyahat için, gaz kullananlar yerine hidrojenle çalışan otobüs filoları mevcut. Aynı zamanda oyunlarda boşa çalışma kuralı da yok.

Eğer dünyanın en süper atletlerini kayak, paten, snowboard yaparken görmek ve daha çoğu sizi karlara kendinizi atma konusunda heyecanlandırdıysa, 10 eko-dostu kayak merkezi ile ilgili şu yazıya gözatabilirsiniz.

Neden Antartika Arktik gibi erimiyor.. Şimdilik..

iceberg_nasaArktik erime ile ilgili muhtemelen çok hikaye okumuşsunuzdur, ne kadar hızlı ilerlediği ile ilgili, taşıma şeridi açtığı ve buz olmayan yazlara doğru nasıl ilerlediği ile ilgili. Fakat Antartika‘nın buzul erimesiyle ilgili çok şey okumuyorsunuz. Eğer küresel ısınma kutup buzullarının erimesine neden oluyorsa – neden Antartika ile ilgili birşeyler duymuyoruz.

Çünkü bu kıtanın buzulları henüz çok erimiyor – şimdilik. Isınma ve erime oluyor : Antartik yarımada eriyor, Wilkins buzulu parçalanıyor fakat totalde şu an değişim çok şükür yavaş oluyor.

Bunun nedeni daha yüksek dereceler tüm erimenin olduğu yaz yerine genel olarak kışın ve baharda oluyor. Yaz; güçlü kutupların etrafında olan rüzgarlarla ısınmadan korunmaktadır. Güçlü rüzgarlar, sıcak havayı dışarıda bırakarak soğuk hava mühürü gibi çalışır. Son birkaç 10 yıldır, rüzgarlar daha ince ozon tabakası yüzünden daha güçlüler fakat bu kendi kendini ters çeviriyor. Gelecekteki 1o yıllarda, ozon tabakası kalınlaşacak, rüzgarlar daha hafifleşecek ve ısınma ve erime artacak.

Şimdi bu neden korkutucu olduğunu gösteriyor. Antartika’nın buz tabakaları küresel su seviyelerini 60 metre yükseltecek donmuş suya sahip. 60 METRE.. Bu ne demek biliyormusunuz. Bir düşünün. Yani, şimdilik, Antartika buzları uyuyan bir dev gibi, umarız uyandırmayacak bir yol buluruz.

Batan Deltalar Milyonları Tehdit Ediyor

delta
Bilim adamlarının raporlarına göre dünyanın en büyük nehir deltalarından çoğu milyonlarca insanı sel riski ile başbaşa bırakarak batıyor.

Nehirlera baraj yapmak ve yönlerini değiştirmek demek artık çok daha az tortul tabakanın delta alanlarına ulaşması demek ve bu olurken gaz salınımı ve yeraltı suları da toprağın seviyesini azaltıyor.

Colorado, Nile, Pearl, Rhone ve Yangtze etkilenen ırmaklar arasında.

Nature Geoscience dergisindeki araştırmacıların söylediğine göre yarım milyar insan bu bölgelerde yaşıyormuş.

Büyük deltaların %85′inin son yıllarda büyük seller gördüğünü ve yeryüzü seviyesi battıkça ve iklim değişikliği deniz seviyelerinin yükselmesine neden oldukça, önümüzdeki 40 yıl içinde sele karşı savunmasız kalan tarla alanının %50 artacağını hesaplamışlardır.

Kalanını BBC News’dan okuyun

Kopenhag İklim Konferansı başladı.

cliamteKopenhag’da İklim Konferansı başladı. Bu konferans geleceğimiz için çok önemli. Dünyanın şu an 387 ppm’de olan karbon salınımın insan hayatını normal devam ettirebilmesi için 350 ppm’e düşürülmesi gerçek anlamda bir ölüm-kalım meselesi taşıyor. Bunu konferansın sonuçlarının tarihi önemi olacak. Çocuklarımıza bırakacağımız dünyanın nasıl olacağı ile ilgili çok büyük önemi var.

Konferans şu zamana kadar hiç de istediğimiz gibi gitmiyor. Politikacılar gerçek anlamda pek birşey yapmıyorlarmış ve üzerlerine düşen bu tarihi görevi yerine getirmiyorlar. Amerika ise neden gelsin ki bu konferansa dünyayı en çok bu ülke kirletiyor. Karbon salınımlarıyla ilgili uzlaşmaya pek de yanaşmıyorlarmış. Orda olup takip edebilmeyi çok isterdim.

Kopenhag İklim Değişikliği Konferasını Açık Radyo izliyor. Hergün yazıyor burdan takip edebilirsiniz.
350 sayfasını da takip edebilirsiniz.
Greenpeace de bu konudaki gelişmeleri takip ediyor.

Tabii ki konferansın ana sayfası da burdan takip edilebilir.

Pek umudum yok ama belki olumlu olacak sonuçları sizlerle paylaşıcam.

Not: Aktivistlerin, dünyanın sonunun gelmemesi için çok acil çok önemli önlemler alınması gerektiğini söylediği görülmüş. Artık bu durum bir bilim kurgu değil. Artık bizim sorunumuz.

Bez Torbalarım

beztorba2

İşte alışveriş torbalarım. Bu torbalar sürekli yanımda geziyor. 6   aydır poşet kullanmıyorum.. Çocuklarımızın geleceği için ben elimden geleni yapıyorum. Çöp poşeti için naptığımı soranlar oluyor. 2 yıl içinde doğada çözülebilen çöp poşetleri yapmışlar. Onlardan aldım kullanıyorum..

Ama bunun yanında Migros’u tebrik ederim. Çok zorda kaldığımda unuttuğumda Migros’dan alışveriş yapıyorum çünkü poşetlerini değiştirmiş. 12-24 ay arasında doğada %100 çözünen poşetler kullanıyor. Siz de bir bez torba edinin.. Poşet kullanımını azaltmak o kadar zor değil.. 1 kişi haftada 5 az poşet kullansa birşey değişmez gibi görünüyor ama 25 milyon kişinin aynı şeyi yaptığını düşünüp bir çarpın bakalım.. Plastikin doğaya yaptıklarını tekrar anlatmama gerek var mı ?

beztorba1

mikros

Küresel İklim Hareketi – 350

350

İnsanlık geri dönülemez bir noktaya geldi. Toplumun ne kadarı bundan haberdar bilemiyorum. Gelecekte kehanet edilen salgın hastalıklar, iklim değişiklikleri, felaketler, susuzluk, çölleşme dönemi artık gelecekte değil. Bunları yaşayan insanlar biziz. Büyük felaketler olmadan daha çok insanın bunları farketmesini diliyorum.
İklim değişikliğinde geri dönüş için çok önemli kritik bir noktadayız.

Bilim adamları diyorki : İnsanlık için atmosferdeki CO2 oranı 350 ppm güvenli limittir. Biz şu an 387 ppmde’yiz.
Bu da dünya için geri dönülmez bir tehlike demek.  Şu an insanlık doktora gitmiş ve obez olduğunu, yüksek kolestrolü olduğunu öğrenmiş noktadadır. Bir anda ölmez ama hayat tarzını değiştirmezse kalp krizi veya diğer hastalıklar için yüksek risk içindedir.
Atmosfere çok karbon bırakıyoruz ve dünya tehlike sinyallerini gösteriyor.
Buzullar eriyor, çölleşme hızla ilerliyor.

arcticmeltİklim Değişikliğini önlemek için Uluslarası bir anlaşmaya ihtiyacımız var. Ülkeler kendi politikalarında karbon salınımlarını 350′ye çekmek için anlaşma yapmalılar.
Bu anlaşma da Aralık 2009′da Kopenhag’da gerçekleşecek. Fakat ülkemizin de katılması ve politikasını buna göre ayarlaması şart. Bunun için tüm dünyada 24 Ekim,
Küresel İklim Hareketi yapılıyor. Bu hareketle politikacılarımızın dikkatini çekmemiz gerekiyor.

350′ye inmek için ciddi bir değişim gerekiyor. Kömür yerine güneş enerjisini kullanmak, ormanları kesmek yerine kişi başı 18 ağaç dikmek, verimli kullanımı artırmak ve atıkları azaltmak demek.

bad-180-150

Belki yeterince yüksek sesli olursak politikacılar bizi dinleyebilir bu yüzden 24 Ekim’de yapılacak bazı etkinliklere katılabilirsiniz.
Ben iklim için doğa yürüyüşüne katılmayı planlıyorum.

http://iklimhareketi.blogspot.com/2009/10/iklim-hareketi-doga-yuruyusune-davet.html

Etkinlik Adı: İklim Hareketi
Yer: Eymir Gölü
Buluşma Noktası : TRT Oran – Eymir Gölü yolunun bitimin de yer alan otopark
Tarih: 24 Ekim 2009 Cumartesi
Saat: 11:00 – 12:00
Etkinlik türü: 20 dakikalık trekking

Size de yapabileceğiniz bazı aktiviteleri tanıtıp, bu konuda bilgi almanız için linkler vereceğim..

http://www.iklimicingenclik.com/ -  350 bisikletli 24 Ekim’de Gençlik Parkı’ndan TBMM’ye kadar pedal çevirecek ve etkili bir iklim politikası talep edicekler.
http://www.timeforclimatejustice.org/ – güzel bir kaynak
http://www.kureselisinmayidurdur.com -  İklim değişikliği artık geleceğin değil bugünün sorunu -
Kopenhag için harekete geçin sayfası

İklim Değişikliği ile İlgili bir film – Aptallık Çağı -

Yeşiller Partisi İklim Değişikliğini durdur – Yaşamı Sürdür diyor. – http://yesilleriklim.wordpress.com/
Küresel Eylem Grubu – Son haberleri ve eylemleri veriyor. – http://www.kureseleylem.org/

Siz de Blogunuzla Blog Action Day‘e katılabilirsiniz. -
blog_action

Bu site de çok kapsamlı bilgi veriyor. - http://www.350.org/ ve sizin çevrenizdeki 24 Ekim eylemlerini de bulabiliyorsunuz.
Bu sitede de yerel İklim Hareketlerini bulabilirsiniz. - http://iklimhareketi.blogspot.com/

Çocuklarımızın geleceği için birşeyler yapmalıyız. Bu da çok önemli bir dönüm noktası.