Süt Ürünlerinden Kaçınmanızın Nedenleri
Sütünüz var mı?
Bugünlerde herkesin var gibi görünüyor. Ünlüler, atletler, hatta politikacılar bile beyaz “süt bıyığı” göstermekten gurur duyuyorlar. Sonuçta, herkes sağlıklı olmak için süte ihtiyaç olduğunu biliyor.
Süt ürünleri doğanın mükemmel gıdası – ama sadece bir buzağı iseniz.
Eğer kulağınıza şok edici geldiyse, bu çok az insanın süt ürünleri hakkındaki gerçeği söylemesinden kaynaklanıyor. Aslında, Amerika’da sütü eleştirmek çok yanlış bir fikir.
Araştırma ve ilaç üzerine çalışmalardaki deneyimleri incelediğimizde aslında süt ürünlerinden tamamen uzak kalmamız gerekiyor. Dondurmayı ben de her insan kadar pek seviyorum, ama araştırmayı çok seven biri olarak, ne bildiğimize dürüstçe bakmamız gerekiyor. Bugünün yazısında, size süt ürünlerinin listelenmiş hasta edici etkilerini açıklayıp size süt ürünlerinden kaçınmanız için 6 neden anlatıcam.
Süt Ürünleri Hakkındaki Gerçek
Sütü esgeçmek için bir çok neden var, bunların içinde:
- Süt kırık riskini azaltmaz. Popüler inancın aksine, süt ürünlerinin çatlak ve kırık riskini azalttığı gösterilememiştir. Aslında Hemşirelerin Sağlık Çalışmasına göre süt ürünleri kırık riskini %50 artırmaktadır.
- Daha az süt ürünü, daha iyi kemikler. En az süt ürünü ve kalsiyum tüketme yüzdelerine sahip ülkerel (Afrika ve Asya gibi), en düşük osteoporosis yüzdelerine sahipler.
- Kalsiyum düşünüldüğü kadar kemik koruyucu değil. Kalsiyum ilaçlarının çalışmaları, kırık riskini düşürmesi konusunda herhangi bir kanıt bulamamış. D Vitamininin kırıkları önlemede kalsiyumdan çok daha önemli olduğu görülüyor.
- Kalsiyum kanser riskini artırabilir. Araştırma gösteriyor ki, kalsiyum ve süt ürünleri almı erkeklerin prostat kanseri riskini %30-50 oranında artırmaktadır. Artı, süt ürünleri tüketimi vücudun insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) – bilinen birkanser destekçisi – seviyesini yükseltir.
- Kalsiyumun, süt ürünlerinde olmayan yararları vardır. Kalsiyum vitaminleri, ama süt ürünleri değil, kolon kanseri riskini düşürebilir.
- Herkes süt ürünlerini sindiremez. Dünya nüfusunun yaklaşık %75′i genetik olarak süt ve diğer süt ürünlerini tam anlamıyla sindirememektedir – buna da laktoz dayanamaması denir.
İşte bazı önemli sonuçlar:
- Herkesin kalsiyuma ihtiyacı vardır, fakat muhtemelen hükümetlerin önerdiği günlük miktar kadar değil. Vücut, yeşillerden ve fasulyelerden de olmak üzere ve kalsiyum haplarından daha az riskle, diyetinizden daha iyi yararlanmaktadır.
- Kalsiyum muhtemelen kırık kemikleri korumamaktadır. Bazı insanlar kırık riskini daha fazla kalsiyum alarak azaltmaya çalışmaktadır.
- Erkekler kalsiyum hapları almak istemeyebilirler. Kalsiyum hapları ve D vitamini kadınlar için mantıklı olabilir.
Artı, süt ürünleri daha çok sağlık problemine neden olabilir, örneğin:
- Sinüs problemleri
- Kulak Enfeksiyonları
- Tip 1 diyabet
- Kronik kabızlık
- Anemi (çocuklarda)
Bu endişerlere bağlı olarak, birçok anne alternatif olarak çiğ süt düşünmeye başladı. Fakat, bu da çok daha sağlıklı bir form değil. Evet, çiğ, organik süt pestisidler, hormonlar, antibiyotikler ve homojenizasyon ve pastorizasyonla ilgili endişeleri ortadan kaldırıyor. Fakat, bu yararlar süt ürünlerinin potansiyel risklerine karşı tam anlamıyla ağır basmıyor.
Evrimsel açıdan bakarsak, süt insanlar için ilginç bir gıdadır. 10,000 yıl önceye kadar, hayvanlar evcilleştirilmemişti ve süt içme imkanımız yoktu. Eğer buna inanmıyorsanız, şunu düşünün: İnsanların çoğunluğu, 2-5 yaşları arasında doğal olarak kayda değer miktarda laktaz (süt içindeki şeker olan laktozu metabolizma için düzgün olarak kullanmaya yarayan enzim) üretmeyi durdurur. Aslında, memelilerin çoğunluğu için, normal şart anne sütünü emmeyi bıraktıktan sonra sütü düzgünce metabolize etmek ve sindirmek için gerekli enzimleri üretmeyi durdurmaktır.
Vücutlarımız düzenli bir şekilde süt sindirmek için yapılmamıştır. Onun yerine, birçok bilim adamı bizim için kalsiyum, potasyum, protein ve yağları tam bitki gıdalardan (sebzeler, meyveler, fasulyeler, tam tahıllar, fındıklar, tohumlardan almamızın daha iyi olacağına hemfikirdirler.
İşte süt ürünleri ile başa çıkmak için benim tavsiyelerim.
Süt ürünleri için 5 öneri
- Sağlıklı kemikler için süt ürünlerine güvenmeyin. Eğer sağlıklı kemikler istiyorsanız, egzersiz yapın ve günlük olarak D vitamini almaya özen gösterin.
- Kalsiyumu gıdadan alın. Koyu yeşil sebzeler, tahin, deniz sebzeleri ve sardalya veya somonu da içine alır.
- Süt ürünlerinden kaçınmaya çalışın. Süt, peynir, yoğurt ve dondurmayı 2 haftalığına kullanmayın ve daha iyi hissediyor musunuz bir bakın. Sinüsleriniz, burun arkası akıntınız, başağrınız, huzursuz bağırsak sendromunuz, enerjiniz, ve kilonuzla ilgili gelişmeler görecek misiniz. Sonra, tekrar süt ürünlerinden yemeye başlayın ve nasıl hissediceğinize bir bakın. Eğer daha kötü hissediyorsanız, süt ürünlerinden kaçınmayı ciddi olarak düşünün derim.
- Eğer süt ürünlerini tolere edebiliyorsanız, sadece çiğ ve organik ürünlerden kullanabilirsiniz. Daha çok yoğurt ve kefir gibi fermente ürünlere odaklanmanızı öneririm.
- Eğer bebeğinizi formüla mama ile beslemek zorundaysanız, üzülmeyin. Bebek mamalarındaki süt hidrolize edilmiştir ve sindirilmesi daha kolaydır (yine de allerjiere neden olabilir tabii). Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde ise onu gerçek gıdaya yöneltebilirsiniz.
Hala süt mü var? Umarım yoktur. Unutmayın, süt ürünleri sağlık için elzem değildir. Size beslenme bültenindeki süt bölümünü tamamen okumanızı öneririm…
Beslenme Bülteni

Yazılarımdan birine bırakılan yorumlardan biriyle haberim oldu bu şirketten. Çok mutlu oldum, birileri daha bu konuda birşeyler yapıyor diye düşündüm. Sözünü ettiğim
Bu hafta arılarımızın yüzyüze geldiği problemlerle ilgili iki tane yazı okudum. Kovanlar ölüyor ve arılar yokoluyor ve bu bir çok insanı çok endişelendiriyor. Genel olarak ekosistemler birbirine dayanan içten bağlı hayat formlarının kompleks bir serisidir. Bir hayat döngüsüdür ve döngü kırıldığında .. tüm diğer parçalar için sorun demektir. Ekosistemler bir denge içinde varolurlar ve eğer bir öğesi etkilenirse tüm sistem dalgalanır.
Bir çok yetişkin için akne; o garip ergen yıllarda olan ve sonra geçip giden birşey olmaması üzücü bir gerçektir. Ergenlikten sonra ve tüm hormonal senelerde cildi cezalandırabilir. Bir çok yetişkin hamilelik gibi hormonal dönemlerde aknenin döndüğünü görmüşlerdir. Diğerleri ergenlikte olduğu kadar dramatik olmasa da tamamen hiç gitmediğini görmüşlerdir. Bu durum kendinizi çok kötü hissetmenize neden olabilir ve özgüveninizde ve sosyal hayatınızda bir oyuk yaratabilir. Bu durum, biryerde gördüğünüz veya tavsiye edilen “mucize” bir ürünü kullandıktan sonra bununla da çözüm bulmazsa daha da kötüleşir. “Mucize” çoğu zaman pazarlamadır.. buna kapılmazlarsa bir “mucize” olur gibi bir mucize yani. Çoğu popüler akne tedavilerinin problemi daha da kötüleştirmesi ve kötü kimyasallarla paketlendiklerinden dolayı sağlığınızı tümden kötü etkilemeleri gerçeği daha da üzücüdür. Neden farklı bir şey deneyip akneden birkerede ve tamamen kurtulmak için doğal yolları denemiyorsunuz ?
D vitamini hakkında bir yazı yazdıktan hemen sonra,